18 Ağustos 2017 Cuma

BATMAN'DAN YÜKSELEN BİR ÇIĞLIK "TP'DE NEREDEN NEREYE !..." HABER: ARİF ARSLAN

TP’DE (TPAO'DA) 
NEREDEN NEREYE!..
Arif ARSLAN
haber.gazete@hotmail.com 
(BATMAN: 07 Ağustos 2017)
Türkiye Petrollerinin daha da küçülmemesine karşı son günlerde bazı STK ve Oda Başkanlarının temsilcilerinin peş peşe açıklamaları dikkat çekici. Geç kalmış açıklamaların hiçbir karşılığı ve değeri de olmaz.
Türkiye Petrolleri küçülürken, petrol emekçileri hızla emekliye doğru giderken, Batman ne yazık ki sınıfta kaldı.
SINIFTA KALAN İL’İZ
Batman’ı var eden 63 yıllık Türkiye Petrolleri, artık küçük bir Üretim ağırlıklı İşletme konumunda.
Türkiye Petrollerinin daha da küçülmemesine yönelik şu günlerde bazı STK ve Oda Başkanlarının açıklamalarının bir karşılığı da olmaz. Çünkü bu şehirdeki STK’lar, Türkiye Petrolleri konusunda sınıfta kaldı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kaldırıldı, yerine ‘TP’ geldi. Çalışanların çoğu artık ya ‘TPİC’ çatısı altında görev yapacak ya da gönüllü esaslı emekliliği tercih edecek.
Petrol emekçilerinin 3’te biri şu günlerde emekliliği düşünürken, bazı STK ve Oda temsilcilerinin desteği ne yazık ki vitrine yöneliktir.
Türkiye Petrollerinin küçüldüğü dönemde eylemlerde yalnız bırakılan Petrol-İş sendikasıydı. Buradaki petrol kuruluşları küçüldüğünde Batman sınıfta kalmıştı.
TP İşletme Müdürlüğü’nün başına yerli bir yönetici atandı ama o’nun elinde de sihirli bir değnek yok.
Batman Bölge Müdürlüğü’nde 1300 işçi yakında 1000’nin altına düşecek.
Nereden nereye…
Batman; Petrol-İş hareketine önemli isimler kazandırmış bir İl olmasına rağmen, Türkiye Petrollerinin küçülmesinde ve petrolcülerin eyleminde sınıfta kalmıştır. Emekçi kesim yalnız bırakıldı. O bildiğimiz Batman’ın lokomotifi sayılan o eski TPAO artık yok.
Küçük bir işletme Üretim Müdürlüğü kaldı Batman’da. Bu kuruluşa şu günlerde sahip çıkılmazsa çok değil, 5-10 yıl gibi bir süreçte ‘Kara altın’ın başkenti unvanından da olacağız. Resmi Gazete’de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kararının kaldırılmasının ardından bir süredir sessizlik içinde olan ve STK temsilcilerinin peş peşe basın açıklamaları vitrine yönelik değil de nedir?
Yazık, çok yazık…
KENDİLERİNİ BATMANLI GÖRMEYENLER
Ne yazık ki bu şehirde yaşayanların büyükçe bir bölümü kendini Batmanlı görmüyor.
Bu sorunla ilgili çokça yazıyoruz.
63 Yıl önce ‘Kara altın’ın bulunmasıyla bu şehir bölgenin dört bir yanından göç aldı. Komşu il Diyarbakır’ın Bismil ilçesinin Tepe beldesindenim ama merhum babam bizi 3-4 yaşında iken buraya getirdi.
O gün bugün hep kendimi Batmanlı olarak tanımladım.
Çünkü içimde hep Batman’a bir bağ vardı.
Çevremde böyle olmayanlara hep içerlendim.
İnsanlar 50-60 yıl önce buraya göç etmiş, çocukları burada doğmuş, büyümüş. Burada torun sahibi olmuş. Kendini geldiği yerle tanımlıyor.
Bırakın 50-60 yılı daha öncesinden bile buraya gelenler bile kendilerini geldikleri yerin bir parçası görüyor.
Arabasının plakasında bir şekilde geldiğinin ‘il’i olsun’ istiyor.
Bu şehrin aldığı göçler bölgenin dört bir yanıyla sınırlı kalmamış, Kuzey Irak’tan Suriye’ye kadar her taraftan göç almış bir şehir.
Dolayısıyla göçle gelen insanların kendi kültürlerini yaşatma çabalarını anlıyorum ve de saygı duyuyorum…
Ancak bu şehrin de bir kültürü, bu şehrin de bir halkı olmalı.
Bu şehirde yaşayan yüz binler, kendini ‘Batman’lı olarak tanımlamalı.
Bu şehrin geleceğinde kendini Batmanlı olarak tanımlayanlar söz sahibi olmalı.
Bu şehrin çocukları, ancak 72 plakayla gurur duymalılar.
72 sevgisi, Batman aşkı için bu şehri yönetenler kafa yormalı.
İnsanların kendilerini buraya ait hissetmeleri için çaba gösterilmeli.

11 Ağustos 2017 Cuma

ENTERESAN!.. BU HAFTA İÇİNDE AÇIKLANAN 2016 YILI "VERGİ REKORTMENLERİ LİSTESİNDEKİ (En Çok Kurumlar Vergisi Ödeyen) GİZLİ LİDER" (Şu, vaktiyle bizim kurduğumuz Doğalgazcı) BOTAŞ ÇIKTI!.."

‘GİZLENEN’ VERGİ REKORTMENİ BELLİ OLDU

GELİR VERGİSİ REKORTMENLERİ AÇIKLANDI. 2016 YILINA İLİŞKİN GELİR VERGİSİ GİZLİ REKORTMENİNİN BOTAŞ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI.
2016 yılına ilişkin kurumlar vergisi rekortmenler listesinin ilk sırasında isminin açıklanmasını istemeyen bir kurum yer aldı. Kurumun bu tavrı ise merak konusu oldu. Hürriyet yazarı Sefer Levent gizlenen rekortmenin BOTAŞ olduğunu yazdı. BOTAŞ’ın sitesinde yer alan 2016 bilançosunu inceleyen Levent “BOTAŞ kurumlar vergisine konu olan 2016 bilançosunu zaten kendi internet sitesinden duyurmuştu. BOTAŞ’ın resmi internet sitesindeki bilanço incelendiğinde mahçup ya da gizli şampiyonun BOTAŞ olduğu net bir şekilde görülüyor. 2015 yılında 541 milyon lira kar elde eden BOTAŞ geçtiğimiz yılı 8.9 milyar liralık kar ile kapatmış” diye yazdı.
VERGİ REKORTMENLERİ LİSTESİNDEKİ GİZLİ LİDER BOTAŞ ÇIKTI
Maliye Bakanlığı'nın yayınladığı vergi rekortmenleri listesindeki gizli lider BOTAŞ çıktı. 2016'da 1.9 milyar TL vergi ödeyen BOTAŞ, şampiyon oldu.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı bu yıl 2016'da vergi şampiyonu olan kurumları kimseye haber vermeden internet sitesine koydu. En ilginç rakam ise bu yıl vergi şampiyonu olan kurumun adının açıklanmamasıydı. En çok vergi ödeyen ikinci kurum ise geçen yılların şampiyonu Ziraat Bankası1 milyar 863 milyon lira vergi ödedi. Şampiyon kurumun ise doğal olarak vergisinin bu rakamın üstünde olması yani en az 1.9 milyar lira civarında olması gerekiyor. Bu vergi ise en az 8 milyar liralık bir kâr rakamının olması gerektiği anlamına geliyor. Gazete Habertürk'ten Rahim AK'ın haberine göre, Türkiye'de bu büyüklükte kâr eden tek kurum ise Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ yani kısa adı ile BOTAŞ'tan başkası değil. BOTAŞ, 2015'te 2.4 milyar lira kâr ederken bu tutar 2016'da 8.1 milyar liraya çıktı.
REKOR KÂR FİYAT VE KURDAN
BOTAŞ'ın rekor kârının nedeni ise 2016'da dünya doğalgaz fiyatlarının (MMBTU) 3 bin dolardan bin 639 dolara inmesi ve bunun yanı sıra dolar kurunun da 3 liranın üstünden 2.79'a kadar gerilmesi. Böylece hem kurdan hem satış maliyetinden avantajlı hale gelen BOTAŞ'ın kâr rakamı 3.5 kat artmış oldu. Kurumun satışları 2015'te 37 milyar liraydı. Bu rakam fiyatın düşmesiyle 29 milyar liraya indi. Doğalgazın BOTAŞ'a maliyeti ise 34 milyar liradan 21 milyar liraya geriledi. Böylece vergi öncesi faaliyet kârı rakamı 2 milyar 357 milyondan 7 milyar 996 milyona tırmandı. 2015'te karşılık ve önceki dönem giderleri nedeniyle vergi ödenecek bir tutar oluşmayan kurumun 2016 vergisi 1 milyar 998 milyon lira oldu. Net kâr rakamı ise 6 milyar 935 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu kârda Merkez Bankası'nın da rolü oldu. Merkez'in BOTAŞ için yaptığı döviz alımları şirketin gaz satın alma maliyetlerine avantaj sağladı. Türkiye'nin ithal ettiği doğalgazı, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) dağıtım şirketlerine belirli bir bedel üzerinden satıyor. Dağıtıcılar da aldıkları doğalgazı üzerine kârlarını koyarak hanelere ve işyerlerine ulaştırıyor.
VERGİYİ YÜZDE 26 TIRMANDIRDI
BOTAŞ'ın da etkisiyle 2016'da kurumlar vergisi tutarı % 26 artarak 37 milyar liradan 46.9 milyar liraya tırmandı. Kurumlar vergisi 2015'te yüzde 5 ve 2014'te yüzde 11 artabilmişti.
İSTE BOTAŞ'IN 2016 YILI BİLANÇOSU








Kurum 2016'da safi kârını 3.5 kat artırarak 8.6 milyar liraya çıkardı ve 1.9 milyar lira vergi ödedi. BOTAŞ'ın 8.1 milyarlık rekor kârı ile Maliye Bakanlığı, Kurumlar Vergisi'nde önemli bir gelir elde etti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye'de yüzde 20 olan Kurumlar Vergisi oranının tahsilatı ve yatırımları artırmak için ileride indirilebileceğini açıklamıştı.

DOĞALGAZ FATURASI 1 YILDA YAKLAŞIK YÜZDE 27 GERİLEDİ
BOTAŞ, 2010'da doğalgazın standart metreküpünü (Sm3) dağıtıcılara 0.4713 TL'den verdi. Aradan geçen süre içerisinde BOTAŞ'ın doğalgaz fiyatları 0.8484 TL'ye kadar çıksa da 2016'da bu fiyat 0.7041 TL oldu. 2016'nın başından itibaren petrol ve doğalgaz fiyatlarının da etkisiyle Türkiye'nin doğalgaz faturası azaldı. 2012'de 42.3 milyar dolarlık doğalgaz ithalatı yapan Türkiye, doğalgaza 2015'te 24.8 milyar dolar, 2016'da ise yaklaşık 16 milyar dolar ödedi. BOTAŞ'ın faturası ise dolar bazında yüzde 27 gerileme ile 2015'te ortalama 230 dolardan 180 dolara kadar inen doğalgaz fiyatı ile birlikte yaklaşık 7.5 (21 milyar TL) milyar dolara indi. Dolar kuru da gerileyince Türk Lirası bazında geliri önemli oranda arttı.
ZİRAAT BANKASI 1.8 MİLYAR TL İLE İKİNCİ

İLK 10 REKORTMENİN 8'İ BANKALARDAN
2015'te listenin zirvesinde Merkez Bankası, 2014'te Ziraat Bankası yer almıştı. İkinci Ziraat Bankası'na 1 milyar 863 milyon 822 bin 27 lira vergi tahakkuk ettirildi. 2015 yılında listenin ilk sırasındaki Merkez Bankası, tahakkuk ettirilen 1 milyar 625 milyon 60 bin 930 lira ile 3. sırada yer aldı. Kurumlar Vergisi rekortmenlerini, sırasıyla Garanti Bankası, Akbank, Türkiye İş Bankası, Vakıflar Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Türkiye Halk Bankası, Elektrik Üretim AŞ izledi. Türkiye Halk Bankası'nın katılımıyla listenin ilk 10 sırasındaki banka sayısı 8'e çıktı. Listede bankacılığın yanı sıra telekomünikasyon, enerji, inşaat, çimento, şirketleri ön plana çıktı. İlk 100'e giren kurum ve şirketlerden 27'si ise isminin açıklanmasını istemedi.
ÇOK ÖNEMLİ BİR ANALİZ, YORUM VE KATKI
EY OLİGARŞİK TEKELCİ!
NECATİ DOĞRU
15 yıllık yönetim mayasının içinden bir de “tekelci…” çıktı! 
Bekledim. 
Normal olarak “Ey oligarşik tekelci… Sen benim başı örtülü bacıma, camiye giden inanmışıma, Anadolu Kaplanı işadamıma bunu nasıl yaparsın…” diye kızacak.
Haddini bildirecek.
Boşa bekledim.
Bir haykırış olmadı.
Kabullendiler.
“Oligarşik tekelci büyük sermaye, Batı'yla bir oldu bizi devirmeye, iktidarımızı bitirmeye çalışıyor, bunu başarabilmek için de ekonomimizle oynuyor, bizi halkın gözünde başarısız göstermeye çalışıyor…”  iddiası yere düşmüş taze yumurta gibi oldu. 15 yıllık (mevcut) yönetimin içinden “oligarşik tekelcilik” de çıktı.
Sessiz kabullendiler.
Gördünüz değil mi!
Özel ve devlet bütün şirketler; ilk 10, ilk 20, ilk 50, ilk 100 diye sıralandı, liste yayınlandı. 
Bu listenin en başındaki ilk 10'unun birincisi yani en yüksek kurumlar vergisini ödeyen şirket, ismini gizledi.
İsim yeri boş bırakıldı.
Şerefli bir iş yapmış.
Kazanmış.
Vergisini de ödüyor.
Bunu niçin gizliyor?
Tuhaf!
Çok tuhaf kaçtı!
*  *  *
O, devlet şirketiydi.
Devlet tekeli.
Tek el.
Tek yetkili.
Tek alıcı.
Tek satıcı.
Tek fiyat koyucu.
Oligarşik gücü var.
Herkes ona mahkum.
Ülkenin ihtiyacı olan doğal gazı Rusya'dan o alıyor. Alış fiyatının üstüne boru hattı işletme giderlerini koyuyor.  Kârını da koyuyor. Belediyelere (evlere, dükkanlara, işyerlerine) fabrikalara, doğal gazdan elektrik üreten santrallere o satıyor. Vatandaşın, fabrika sahibinin gidip doğal gaz alabileceği bir başka el yok.
Doğal olarak.
Normal olarak.
Küresel ilke olarak.
Akılcı ekonomik davranış olarak.  Petrol fiyatları ve ona bağlı olarak doğal gaz fiyatları dünyada düştüğü zaman onun da düşürmesi, arttığı zaman da haklı olarak yükseltmesi gerekir.
Fakat o ne yaptı?
Doğal gaz fiyatı arttığı zaman yükü kullanan halka, fabrikaya, santrale yükledi. Fakat dünyada doğal gaz fiyatı indiğinde  ise indirmedi, yine yüksek fiyata sattı.
*  *  *
Petrol dünyada düştü.
Doğal gaz da ona bağlı düştü
2013: doğal gaza ödenen:
35 milyar dolardı.
2016 doğal gaza ödenen:
15 milyar dolara kadar indi.
Bu 3 yıl içinde Türkiye'nin Rusya'dan aldığı doğal gaz birim fiyatı dolar bazında yüzde 60.7 ve Türk Lirası bazında da yüzde 33.4 ucuzladı. Ama bu ucuzlama evlerdeki doğal gaz faturalarına, fabrikalara, işyerlerine yansıtılmadı.
Halk yine pahalı doğal gaz ile ısındı, sanayici pahalı doğalgazla üretim yaptı.  Böylece BOTAŞ, kâr rekortmeni olduğu için vergi rekortmeni de oldu.
Türkiye'nin yıldızı oldu.
En kârlı şirket o oldu.
Listenin başına o oturdu.
Yaman avcı oldu.
Adam demiş ki:
Ben yaman avcıyım.
Attığım kuşu vururum.
Nasıl diye sormuşlar.
Kuşu ağaca bağlarım.
Ateş ederim.
Kuş benden kurtulamaz.
Ben yaman avcıyım!

28 Temmuz 2017 Cuma

TPAO ARAŞTIRMA MERKEZİ’NİN KADİM MENSUPLARINDAN “Prof. Dr. Volkan EDİGER” 22. DÜNYA PETROL KONGRESİ’NDE İDDİALI BİR SUNUM YAPTI

O, BİR TPAO'LU
Prof. Dr. Volkan EDİGER
bir MEDAR-I İFTİHAR
ve GURUR TABLOSU
TPAO ARAŞTIRMA MERKEZİ’NİN KADİM MENSUPLARINDAN “Prof. Dr. Volkan EDİGER” 22. DÜNYA PETROL KONGRESİ’NDE İDDİALI BİR SUNUM YAPTI
Meslek hayatına Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü Araştırma Merkezi Grup Başkanlığı bünyesinde yer alan “Palinoloji Servisi’nin” kuruluşu ile başlayan “TPAO’DA YETİŞEN” Jeoloji Yüksek Mühendisi Volkan Ş. EDİGER;
9-13 Temmuz’da İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen dünyanın en kapsamlı petrol etkinliği, 22. Dünya Petrol Kongresinin “Akademisyenler kategorisinden” davetli konuşmacıları arasında idi.
Uzun yıllar TPAO’da çok başarılı eser ve hizmetlere vesile olduktan sonra ODTÜ Öğretim Üyeliği ve Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanlığı görevlerinde bulunan ve halen KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi olan Prof. Dr. Volkan EDİGER;
22. Dünya Petrol Kongresinde: “dünyadaki petrol jeo-politikasındaki ana trendler” konulu çok başarılı, etkileyici, iddialı ve belirleyici bir sunum yaptı. 

26 Temmuz 2017 Çarşamba

EMEKLİ VE MEMURA BAYRAM İKRAMİYESİ & 2000'DEN SONRA EMEKLİ OLANLAR DİKKAT! AĞUSTOS'TA BELLİ OLACAK...

EMEKLİ VE MEMURA BAYRAM İKRAMİYESİ
Memura ve memur emeklisine bayramlarda ikramiye verilmesi ağustos ayında karara bağlanacak. Memur-Sen’in talebi bin 915 TL... İkramiye hayata geçerse, SSK ve Bağ-Kur emeklileri de yararlanacak. © Emekli ve memura bayram ikramiyesi Emekli ve memura bayram ikramiyesi
Ağustos ayında gerçekleştirilecek toplu sözleşme görüşmelerinde memurlara ve memur emeklilerine yönelik çok sayıda talep karara bağlanacak. Bunlardan biri de Ramazan ve Kurban bayramlarında memurlara ve memur emeklilerine ikramiye verilmesi olacak.
MÜJDE BEKLENİYOR
Hem Memur-Sen'in hem de Türkiye Kamu- Sen'in talepleri arasında yer alan ikramiye hayata geçerse, toplam 5.1 milyon memur ve memur emeklisine Kurban Bayramı öncesinde önemli bir müjde gelmiş olacak. Memurlar ve memur emeklileri için bayram ikramiyesinin hayata geçirilmesi, SSK ve Bağ- Kur emeklilerine de umut olacak. Memur-Sen'in 2 yıl önce gerçekleştirilen toplu sözleşmede memur emeklileri için talep ettiği promosyon, tüm emekliler için hayata geçirilmişti. Eğer bayram ikramiyesi kabul görürse, uygulama SSK ve Bağ-Kur emeklileri için de genişletilebilecek. Böylece emekliler, promosyon gibi bir ek gelire daha kavuşacak. Yılda 2 kez Ramazan ve Kurban bayramlarında toplu para alabilecek. Memurlara ve emeklilere bayram ikramiyesi verilmesi yıllardır gündemde. Konfederasyonlar, 2018 ve 2019 yıllarında memurların ve memur emeklilerinin mali ve sosyal haklarında yapılacak iyileştirmelerin belirleneceği 4. dönem toplu sözleşmede bayram ikramiyesini öncelikleri arasına aldı. Memur- Sen, Ramazan ve Kurban bayramlarında dini bayram ikramiyesi verilmesini, tutarın da bin 915 lira olmasını masaya taşıyacak. Karar merakla bekleniyor..
2000'DEN SONRA EMEKLİ OLANLAR DİKKAT!
AĞUSTOS'TA BELLİ OLACAK...
2000'DEN SONRA EMEKLİ OLANLARA İLİŞKİN "İTİRAZLAR HAKKINDA" ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ "BÜYÜK BİR İHTİMALLE" AĞUSTOS'DA ÇIKMASI BEKLENİYOR... 
Türkiye'de sosyal güvenlik kurumları arasındaki farklılıklar 2008 reformuyla çözüme kavuşturuldu. Böylece Emekli Sandığı, SSK ve BAĞ-KUR; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında birleştirildi. Birçok işlem daha hızlı ve kolay hale gelirken, emeklilik sistemi ve ücretlendirme yöntemleri ise maalesef değişmedi.

14 Temmuz 2017 Cuma

Başta "ANAYASA MAHKEMESİ" Olmak Üzere Yargı, Yasama ve İcra'ya Çağrı: "EMEKLİLER ARASINDA VARİT KORKUNÇ HAKSIZLIK, İNSANLIK DIŞI ADALETSİZLİK VE KANUNSUZLUK ARTIK SONA ERSİN

ARTIK BU OYUN’A “ADALETSİZLİK, AYRIMCILIK, REZİLLİK VE KEPAZELİĞE” SON VERİLSİN!.. “BAŞTA: 2000 YILI VE SONRASI SSK EMEKLİLERİ OLMAK ÜZERE” BÜTÜN EMEKLİ MAAŞLARI ARASINDA ACİLEN ADALET; NORM VE STANDART BİRLİĞİ SAĞLANMAK ZORUNDADIR  
5 MİLYON EMEKLİYE 355 LİRA ZAM! 
İŞTE: "OYALAMA VE YALAN RÜZGÂRLARI' NDAN" ÖRNEKLER
2000 yılı ve sonrasında emekli olan yaklaşık 5 milyon kişinin gözü Anayasa Mahkemesi'nde. 2000 öncesi emekli olanlara yapılan intibakın yürürlük maddesi iptal olursa, 355 liraya varan zamların yolu açılacak
AYM'NİN GÜNDEMİNDE
Yaklaşık 5 milyon emeklinin beklediği intibak için umutlar bitmedi. 2000 yılı ve sonrasında emekli olanların intibak talebi, Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde. Beklenen karar çıkarsa, 355 liraya varan zamlar söz konusu olacak. Türkiye Emekliler Derneği üyesi İbrahim Avcı, 2000 yılı öncesinde emekli olanlara yapılan intibak zammının, 2000 yılı ve sonrasında emekli olanlara da yansıtılması için Kamu Denetçiliği Kurumu'na başvurdu. Kamu Denetçiliği Kurumu başvuruyu haklı buldu. Bunun üzerine Avcı, Ankara İş Mahkemesi'nde dava açtı. Ancak mahkeme davayı reddetti. Dava, Yargıtay'a taşındı.
355 LİRAYA VARAN ZAM
Yargıtay iş mahkemesinin kararını onayınca; Avcı, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi, önümüzdeki günlerde bu başvuruyu inceleyecek. Eğer yüksek mahkeme, 2000 öncesi intibakın yürürlük maddesinin iptali yönünde karar verirse, 2000 sonrası emekli olan herkese intibak zammı yolu açılacak. Tek tek dava açmaya gerek olmayacak, karar herkesi kapsayacak.
5 MİLYON EMEKLİYİ İLGİLENDİRİYOR
Milyonlarca emekliye, 2000 öncesi emekli olanlara yapılan gibi 50 ile 355 lira arasında zamlar gündeme gelecek. Türkiye Emekliler Derneği, başvuruda talep edilen intibak düzenlemesinin 4 ile 5 milyon arasında emekliyi ilgilendirdiğini açıkladı. Şimdi emeklilerin intibak umudu Anayasa Mahkemesi'nde... Süreç merakla bekleniyor..(Giriş Tarihi: 7 Şubat 2017)  
EMEKLİYE İNTİBAK
10 milyondan fazla emeklinin maaşları  hükümetin gündeminde. Maaşlar ara- sındaki makas aralığı ve eşitsizliklerin giderilmesi için düzenlemeler masada. 
Son yıllarda emeklilerin gelirini artıracak pek çok düzenlemeyi hayata geçiren hükümet, yenileri için de düğmeye bastı. Hükümet, emekli maaşlarını masaya yatıracak. Düşük ve yüksek maaşlar arasında farkın azalması; aynı hizmet yılı ve primle emekli olanların aylıkları arasındaki makasın kapanması için çözüm yolları ele alınacak. 
EŞİTLİK SAĞLANACAK 
Toplumun her kesiminin nabzını tutan hükümet, gerçekleştirilen ev ziyaretlerinde gelen 'emekli maaşları arasındaki dengesizliklerin giderilmesi' yönündeki talepler üzerine harekete geçti. Konu, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'na geliyor. Kurul, emekli maaşları arasındaki dengenin sağlanması için yapılabileceklerini masaya yatıracak. Edinilen bilgiye göre; bu çerçevede, düşük ve yüksek maaşlar arasında farkın azalması konusu ele alınacak. Ayrıca aynı hizmet yılı ve primle emekli olanların arasındaki makasın kapanması için formüller tartışılacak.  
EN DÜŞÜK MAAŞ 950 LİRA 
Halen en düşük memur emeklisi aylığı bin 658 lira seviyesinde bulunuyor. 2000 yılından önce SSK'dan emekli olanlar arasında en düşük maaş bin 402 lira. 2000'den sonra SSK'dan emekli olanlar ise en düşük 836 lira alıyor. En düşük aylık Bağ-Kur esnaf emeklilerinde bin 218 lira, Bağ-Kur tarım emeklilerinde ise 950 lira seviyesinde bulunuyor. Emekliler bu farklılıkların giderilmesini istiyor. SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaş zamları, enflasyona endeksli durumda. Emekliler her yılın Ocak ve Temmuz aylarında bir önceki 6 aylık dönemde gerçekleşen enflasyon kadar zam alıyor. Memur emeklilerinin zamları ise memurlarla birlikte toplu sözleşmede belirleniyor. 
NE KADAR ZAM OLDU?
OCAK 2013: 2000 yılı öncesi emekli olan SSK'lılar intibak aldı.
TEMMUZ 2015: Maaşı bin 100 liranın altında kalan SSK ve Bağ-Kur emeklilerine seyyanen zam yapıldı.
TEMMUZ 2015: Bağ-Kur kapsamında çalışanların maaşındaki kesinti yüzde 15'ten 10'a çekildi.
EYLÜL 2015: Memur emeklileri ortalama 100 liralık ekstra artıştan yararlandırıldı.
OCAK 2016: SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşında ekstra 100 liralık seyyanen artış oldu.
MART 2016: Bağ- Kur emeklisi çalışanlardan kesinti kaldırıldı. n
OCAK 2017: Kamudan 30 yılın üzerinde hizmetle emekli olanlara ek ikramiye başladı.
MART 2017: Emekliye promosyon başladı.
NEDEN HAKSIZLIK DİYORUZ?
2000 yılından önce emekli olan SSK'lılara intibak yasası çıkartılmış ve 2 milyondan fazla emekli 355 liraya varan zam almıştı. Hatta yapılan bazı hatalar dolayısıyla maaşı eksik bağlandığı tespit edilen 2 bin 500 kadar emeklimize 22 bin lirayı bulan toplu ödemeler de yapıldı. 31 Aralık 1999 tarihinde emekli olan bir vatandaş bu haktan yararlanırken 1 Ocak 2000'de yani bir gün sonra emekli olan birisi ise yararlanamadı.  
NE YAPILMALI?
Maaş hesaplamalarında ve Aylık Bağlanma Oranları'ndaki farklılıkların giderilmesi dışında emeklilerin beklediği bazı intibak konuları da bulunuyor. SGK çatısı altında birleşmesine rağmen kurumlara göre hala farklı uygulamalar yapılıyor. Bunlar da şöyle sıralanabilir: Bağ-Kur ve SSK arasındaki prim farkının giderilmesi. Bağ-Kur'lular 9 bin gün prim öderken SSK'lılar yıla göre 5 bin ile 5.900 günle hatta 3.600 günle bile emekli olabiliyor. SSK ve Bağ-Kur'lular oluşacak enflasyona göre, yani önceden bilmeden zam beklerken memur emeklileri toplu sözleşmeye giriyor. Tüm emeklilerin toplu sözleşme ile zamlarının belirleneceği bir sistem kurulmalı. Böylece emeklilere eşit zam imkânı gelecek.  (http://www.gunes.com/ekonomi/emekliye-intibak-787439)

12 Temmuz 2017 Çarşamba

SON DAKİKA; ŞEYTAN'IN BACAĞINI KIRDIK!.. "TÜRKİYE PETROLLERİ ANONİM ORTAKLIĞI (TPAO) DENİZDE İLK KUYUYU, İNŞALLAH YIL İÇİNDE, AKDENİZ'DE KAZACAK"

TÜRKİYE PETROLLERİ A. O. DENİZDE İLK KUYUYU AKDENİZ'DE KAZACAK
Enerji Bakanı Berat Albayrak canlı yayında Türkiye'ye müjdeli haberi verdi. Türkiye bu yıl bitmeden Akdeniz'de ilk kuyuyu kazacak. (AA, Ankara-12 Temmuz 2017:11.15)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak,  Türkiye'nin sismik arama ve sondaj faaliyetleri için yatırımlarını artıracağını  belirterek, "İnşallah, bu yıl içinde kendi gemimizi alarak artık Akdeniz ve  Karadeniz'de sondajlarımıza başlayacağız. Buna bağlı olarak tahminim odur ki  üçüncü çeyrek sonu veya dördüncü çeyrek gibi inşallah bu yıl bitmeden Akdeniz'de  ilk kuyumuzu kazacağız." dedi. 
Bakan Albayrak, Kıbrıs açıklarında sismik araştırma yapan TPAO  Barbaros Hayrettin Paşa gemisine bir ziyaret gerçekleştirdi. Gemide Kuzey Kıbrıs  Türk Cumhuriyeti (KKTC) Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez ve personelle birlikte iftar yapan  Albayrak, daha sonra geminin faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Geminin bugün itibarıyla Magosa'da yaklaşık bin 695 metrekarelik üç  boyutlu sismik çalışmalarının üçte ikisini tamamladığını ifade eden Albayrak,  "Yeni aldığım bilgilerle birlikte tahminimiz, 10 Temmuz olarak planlamamıza  rağmen, şu an hızımız gayet iyi gidiyor ve bu ay sonu itibarıyla bu bölgedeki üç  boyutlu sismiğimizi tamamlayacağız. Akabinde inşallah Akdeniz'de bir sonraki  bölgemiz olan Orta Akdeniz bölgesi için buradan Barbaros Hayrettin Paşa gemimiz  yeni bir üç boyutlu sismikle ilgili çalışmalara devam edecek ve tahmin ediyorum  bu yıl sonuna kadar en az iki veya üç bölgenin sismik çalışmalarını  tamamlayacak." diye konuştu.
ALBAYRAK, TÜRKİYE'NİN MİLLİ ENERJİ VE MADEN STRATEJİSİ KAPSAMINDA  SONDAJ VE ARAMA NOKTASINDA DA KENDİ YATIRIMLARINI YAPACAĞINI VURGULAYARAK, ŞÖYLE  DEVAM ETTİ:
"İnşallah bu müzakereler tamamlanıyor, son rötuşlara da baktık.  İnşallah, bu yıl içinde kendi gemimizi alarak artık Akdeniz ve Karadeniz'de  sondajlarımıza başlayacağız. Buna bağlı olarak tahminim odur ki üçüncü çeyrek  sonu veya dördüncü çeyrek gibi inşallah bu yıl bitmeden Akdeniz'de ilk kuyumuzu  kazacağız. Bunun raporlarına baktık, çalışmalarını yerinde inceledik, üç dört  tane belirlediğimiz bölge var sondaj yapmak için. Hakeza, Barbaros Hayrettin  Paşa'nın iki üç tane bölgesi var yol üzerinde üç boyutlu sismiği yapmak için. Bu  süreç böyle devam edecek. Burada maceracılık üzerine değil, tamamen bilimsellik  üzerine çalışacağız. Burada bu gemi iki boyutlu üç boyutlu aramacılık yapacak ki  bu raporlar bu datalar analiz edilecek ve konunun uzmanlarıyla en doğru noktalar  değerlendirilecek ki ondan sonra kazacağınız kuyularla bu potansiyelin petrol  veya gaz noktasında hayata geçirilmesi için uğraşılacak. Bu iş biraz istatistik  işi, nasip işi, biraz arama işi. Biz tüm bunların hepsini bir potada  birleştireceğiz ve önümüzdeki 5 ila 10 yıllık hem arama hem de sondaj noktasında  sismik aramaların dışında kuyu kazma noktasında da çok daha fazla ve etkin  yatırım yapacağız."
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)
Enerji ve Ekonomi Bakanı
SUNAT ATUN
KARADENİZ DE TARANACAK
Gemideki ziyarete KKTC Enerji ve Ekonomi Bakanı Sunat Atun'un da eşlik  ettiğini anımsatan Albayrak, "Tabii bu sürecin güzel tarafı da şu, Kuzey Kıbrıs  Türk Cumhuriyeti Enerji Bakanımız da teşrif ettiler. Türkiye, Kuzey Kıbrıs  ittifakında ve işbirliğinde güzel bir netice olacak olan sadece Türkiye'nin  sularında değil Kuzey Kıbrıs sularında da bu arama faaliyetlerini ve sondaj  faaliyetlerinde de aktif olacak." şeklinde konuştu. Türkiye'nin artık Akdeniz'de daha etkin bir süreç yürütmek zorunda  olduğunu çünkü Akdeniz'in bir potansiyelinin bulunduğunu dile getiren Albayrak,  bu potansiyelin son 15-20 yılda özellikle dünya petrol ve gaz piyasalarında yeni  bir süreci ortaya koyduğunu aktardı.
Büyük ve güçlü Türkiye için, Türkiye'nin de bu alanda kendi  mühendisleri ve platformlarına sahip olarak hareket etmek zorunda olduğunu  vurgulayan Albayrak, şunları kaydetti: "Özellikle kara ve deniz aramacılığında dünyadaki yeni teknikler, yeni  yatırımlar ve sektörün dönüşümüne dayalı maliyetlerde ciddi dalgalanmalı bir  süreç yaşandı. Biz bu noktada gelişmekte ve büyüyen bir ülke olarak, tüm bu  fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek ve doğru adımları en doğru zamanda atmak  zorundayız. İşte bunun bir adımı olarak sadece Akdeniz'de değil, Karadeniz'de de  Oruç Reis gemimizle ciddi adımlar atacağız.  Türkiye, her zaman bahsettiğim gibi  enerjiye son 10 yılda yıllık ortalama olarak 44 milyar dolar para ayırmış. Madeni  de eklediğimizde 10,6 milyar dolara yakın, biz yılda yaklaşık 55 milyar dolar  enerjiye ve maden ithalat parası ayırıyoruz."

6 Temmuz 2017 Perşembe

TASFİYE TEHDİDİNE KARŞI; TPAO Genel Müdürlük Binasında Yapılan Oturma Eylemi Sona Erdi!..

EYLEM SONA ERDİ
Enerji Bakanlığı'nın randevu talebimizi kabul ederek Merkez Yöneticilerimizi Bakanlığa davet etmesi üzerine, TPAO Genel Müdürlük binasında  yapılan oturma eylemine son verildi.
En stratejik kuruluşlarımızdan birisi olan Türkiye Petrolleri'nin tasfiyesine yol açacak plan devreye sokulmuş, kuruluşun küçültülmesi için düğmeye basılmıştır.
Ülkemizin en stratejik kuruluşlarından biri olan Türkiye Petrolleri'nin, kurulduğu günden bugüne kendi bünyesinde yürüttüğü, saha hizmetleri faaliyetlerinin TPIC'e (Turkish Petroleum International Company) devredilme süreci, işçinin bu konudaki görüşü alınmaksızın resmen başlatılmıştır. Kuyu tamamlama, sondaj, workover ve jeofizik operasyonlar gibi birçok saha hizmetinin, taşeron şirket TPIC'e devredilmesi şeklinde alınmış olan karar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından imzalanmış ve Bakanlar Kurulu'na intikal etmiştir.
Bu aşamaya gelene kadar; konuyla ilgili Sendikamız tarafından bir dosya hazırlanarak, görüşümüz konunun muhataplarına iletilmek istenmiş olmasına rağmen, Enerji Bakanlığı randevu talebimizi karşılamamıştır. Bugün, Türkiye Petrolleri işçileri TP'nin küçültülerek güçsüz bir şirket haline gelmesine yol açacak bu önemli kararla ilgili seslerini duyurmak için, Türkiye Petrolleri Genel Müdürlük binasında oturma eylemi başlatmışlardır.
Sabah saatlerinde Ankara'da bulunan Türkiye Petrolleri Genel Müdürlük binası önüne gelen Genel Merkez Yöneticilerimiz, Şube Yöneticilerimiz ve üyelerimiz, eylemlerine Genel Başkanımız Ali Ufuk Yaşar'ın konuşmasıyla başlamış, Adıyaman Şube Başkanımız Ali Tirpan'ın basın açıklamasını okumasından sonra TP Genel Merkez binasına girerek Genel Müdürlük katında oturma eylemi başlatmışlardır.
İlerleyen saatlerde, Enerji Bakanlığı'nın randevu talebimizi kabul ederek Merkez Yöneticilerimizi Bakanlığa davet etmesi üzerine, TP Genel Müdürlük binasında yapılan oturma eylemi sonlandırılmıştır.
Petrol-İş Sendikası ve Türkiye Petrolleri işçisinin, Türkiye Petrolleri'nin küçültülmesi ve zayıflatılmasına izin vermeyeceği bilinmelidir. Bu karar geri alınana kadar mücadelemiz sürecektir. (KAYNAK: PETROL-İŞ, 06 Temmuz 2017)